Telefon Numaramız

0544 694 78 02

Çalışma Saatlerimiz

Pzt - Cmrts: 08 - 19

Türklerin kıl çadır ile tanışması orta Asya’da, iklim ve coğrafi şartlarının zorluğu altında, göçebe bir hayat yasıyorlardı. Göçebe Türkler kervan ticareti yapıyorlardı. Türklerde padişahların ve beylerin büyük süslü çadırına otak (otağ kıl çadır) adını veriyorlardı ki, bugünkü oda sözü buradan gelmektedir. Orta Asya’nın engin bozkırlarında yaşayan Öztürklerin kıl çadırları, keçilerinin kılından yapılırdı. Dayanıklıydı taşıması kolay ve sağlıklıydı sağlam kazıklarla yere sabitlenirdi. Kıl Çadırın Tarihçesi en eski Türklere kadar dayanır. Peygamberimiz, hayatinin son zamanlarında Türk çadırı dedikleri Yörük çadırında oturmuş ve bu çadırı çok sevmiştir. Osmanlı Türklerinin çadırları da Orta Asyalı atalarınınkinden farksızdı. Osmanlı hükümdarlarının büyük ve muhteşem çadırları vardı ki, buna otağ-i hümayun denilirdi. Padişah otağlarından Kanuni Sultan Süleyman’ın 1566 da yaptığı Sigetvar seferindeki otağı pek mükellef olup yedi direkli idi.

Yörüğün çadırı; onun konağı, sarayı, köşkü villasıdır.

Atatürk’ün Kökeni Konya Yörüklerinden

Babası bir gümrük memuru olan Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir.
Bir gün Atatürk’e ‘Yörük nedir? Diye sordum. Ağabeyim de bana “Yürüyen Türkler” dedi

KAYNAK: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=16318

Kıl Çadır mı Yaptırmak istiyorsunuz ? Galerimizdeki ürünlerden beğenip , iletişim seçeneklerimizle bize ulaşabilirsiniz.

Önceki Yazı

WhatsApp chat